Haftanın Filmi
Adderall online payday loans

48. hafta
Müttefik - Allied
Görümce
Sevdam Gözlerinde Kaldı
Mavi Bisiklet
Karanlıklar Ülkesi: Kan Savaşları - Underworld: Blood Wars
Kahraman Ördek - Quackerz
Babamın Kanatları

Kötü Öğretmen – Bad Teacher

Gönderen , Tarih Eyl.08, 2011, Kategori **

Kötü Öğretmen
“Bad Teacher”

Yapım Bilgileri

Elizabeth Halsey (Cameron Diaz) kırık not vermekle kalmayan bir öğretmendir. Aynı zamanda, ağzı bozuktur, gaddardır ve son derece münasebetsizdir. İçki içer, kafayı bulur. Bir an önce evlenip para kazanmak zorunda kalmamak ve orta okul öğretmenliğinden ayrılmak için sabırsızlanmaktadır. Nişanlısı tarafından terk edilince, zengin ve yakışıklı yedek öğretmenin (Justin Timberlake) kalbini kazanma planlarını hayata geçirir. Bu konuda aşırı derecede enerjik meslektaşı Amy’yle (Lucy Punch) rekabet etmek zorundadır ama kendini saygısız beden eğitimi öğretmeninin (Jason Segel) asılma girişimleriyle mücadele ederken bulur. Elizabeth’in akıl almaz dalavereleri ve bunların doğurduğu çılgın sonuçlar öğrencilerini olduğu kadar meslektaşlarını, hatta kendisini de hayrete düşürür.

Columbia Pictures bir Mosaic yapımı olan “Bad Teacher/Kötü Öğretmen”i sunar. Başrollerini Cameron Diaz, Justin Timberlake, Lucy Punch, John Michael Higgins ve Jason Segel’ın üstlendiği filmi Jake Kasdan yönetti. Filmin senaryosunu Gene Stupnitsky ve Lee Eisenberg kaleme aldı. Jimmy Miller ile David Householter’ın yapımcılığını üstlendiği “Bad Teacher/Kötü Öğretmen”in yönetici yapımcıları ise Georgia Kacandes, Jake Kasdan, Lee Eisenberg ve Gene Stupnitsky. Filmin görüntü yönetimi ASC csc’den Alar Kivilo, yapım tasarımı Jefferson Sage, kurgusu Tara Timpone, kostüm tasarımı Debra McGuire, müziği de Michael Andrews’un imzasını taşıyor. Filmin müzik amirliğini Manish Raval ve Tom Wolfe gerçekleştirdi. 

FİLM HAKKINDA

“Bad Teacher/Kötü Öğretmen”de eğitimi yeniden tanımlayan bir öğretmeni canlandıran  Cameron Diaz, “Elizabeth asil bir meslek olduğu için öğretmen değil – bu sadece bir iş, bir gereklilik, kirasını ödemek için yapması gereken bir şey” diyor ve ekliyor: “Aslında, onun esas amacı bir daha asla öğretmenlik yapmak zorunda kalmamanın bir yolunu bulmak”.

Bu filmin fikri senarist ortaklar Gene Stupnitsky ve Lee Eisenberg’ün aklına geldiğinde, son derece ender ve özel bir şey yakaladıklarını biliyorlardı. Eisenberg, “Sanki kadınlar için pek fazla komedi rolü yokmuş gibiydi. ‘Saturday Night Live’da pek çok komik kadın sanatçı görüyoruz: Çok komik ve çekiciler. Sonra filmlere gidiyoruz ama bu filmlerde iki erkeğin kanka olması için aksesuar falan gibiler. Biz gerçekten de kadın bir komedyen için bir proje yazmak istedik” diyor.

Bu derece akıl almaz ama bir o kadar da iyi yazılmış bir karakteri canlandırma fırsatı Diaz’a cazip geldi. Sınırları zorlamayı sevdiğini dünya çapında hit olan “There’s Something About Mary”de kanıtlayan aktris, yine de bu tür rollerin insanın karşısına sık sık çıkmadığını söylüyor: “Karşınıza böyle roller çıkmıyor. Olmuyor işte. Özellikle de kadınlar için. Bu senaryo hem çok tahrip edici, hem muhteşem, hem de çok komik. Senaryoyu ilk kez okumayı bitirdiğimde kafamda kuşkuya yer kalmamıştı: Bu rolü canlandıracaktım”.

Peki Elizabeth ne derece yoldan çıkmış? Diaz’in buna yanıtı şöyle: “Amacı yeni göğüs yaptırabilmek için para kazanmak. Onu bu hayattan çekip alacak, bir daha asla çalışmasına gerek kalmamasını sağlayacak kadar zengin bir koca peşinde. Bu isteklerini gerçekleştirmenin yolunun da işte o iri göğüslerden geçtiğine ikna olmuş durumda”.

“Okuduğum en komik senaryolardan biri olduğunu düşündüm” diyen yönetmen Jake Kasdan, şöyle devam ediyor: “Lee ve Gene’in tamamen özgün ve çok komik bir tarzları var. Bana kalırsa, en güzel kadın komedi rollerinden birini yazdılar; ve biz de onu canlandıracak mükemmel kişiyi bulduk”.

Eisenberg, kendisinin ve ortağının baştan beri projenin iyi ellerde olduğundan emin olduklarını ifade ediyor: “Elbette her zaman Jake’in çalışmalarına hayrandık: Bana göre, ‘Freaks and Geeks’ tüm zamanların en iyi dizilerinden biri. Pilot bölümü onun yönetmiş olması kararımızı pekiştirdi”. Fakat, yazara göre, Kasdan’ın bir diğer artısı ise bu senaryoyu farklı kılan şeyi içsel bir şekilde anlamasıydı: “Jake çok işbirlikçiydi. Elbette senaryonun gelişimine, Elizabeth’in gelişimi için kilit öneme sahip küçük değişimlere ilişkin fikirleri vardı. Şimdi filmi izlediğimde Jake’in mutfağında yaptığımız değerlendirmeleri hatırlıyorum da onun tüm içgüdülerinin çok zekice olduğunu bir kez daha görüyorum”.

“Başkasının yazdığı bir senaryoyu yönetirken yazarların yapıma dahil olması benim için önemli” diyor Kasdan ve ekliyor: “Özellikle de komedilerde bu çok büyük bir artı. Filmi yaparken başka espriler de karşınıza çıkabilir; çekimler sırasında filmi daha da komik yapmaya çalışabilirsiniz”.

Kasdan’a göre, Diaz’i farklı kılan şey, onun kendini role tamamen vermeye istekli oluşu: “Cameron’ın harika bir özelliği var, bütünüyle korkusuz oluşu. Rolü gereği edepsiz ya da huysuz olmak ona keyif veriyor. Ayrıca, rolü için neyin işe yarayabileceği konusunda son derece açık fikirli. Bu filmin merkezi için mükemmel kişiydi; ve gerek yazarlar için gerek benim için onunla çalışmak gerçek bir ödüldü”.

Kasdan, Diaz’in karakterini tanımlarken, “Elizabeth kötü biri değil; sadece çok ama çok korkunç değerlere sahip” diyor.

“Saldırgan bir kötülüğü yok, sadece her şeyin üstünde olduğunu düşünüyor” diyen Diaz, şöyle devam ediyor: “Öğretme konusunda bir tutku, çocukların bir şey öğrenmesi konusunda bir arzu beslemiyor. Çocukların eyalet sınavında başarılı olmaları durumunda yüklü bir ödeme alacak olduğunu öğrenmesi bile onda daha iyi bir öğretmen olma isteği uyandırmıyor; o sadece sonuçları istiyor. Hiç değişmiyor olmasına bayılıyorum”.

Aslında, Elizabeth için her şey Elizabeth’in etrafında dönüyor. Yaptığı her şey artık öğretmenlik yapmama hedefine yönelik; hatta bu, yedinci sınıf öğrencisinin araba yıkama işini çalmak olsa bile. Diaz bu konuda da şunları söylüyor: “Elizabeth çalışkan biri değil, ama işini biliyor. Tam bir baş belası. Araba yıkama alanına şort, yüksek topuklar ve önünü düğüm yaptığı bir gömlekle gidip ebeveynlerin arabalarını yıkıyor. Durum ona oldukça basit görünüyor: Araba yıkama işinin başına geçmenin ve sonrada kazançtan payını almanın bir yolunu bulacak”.

Kasdan ise, “Cameron muhtemelen dünyada bunu başarabilecek tek aktris çünkü o kadar komikken böylesine seksi de görünebilen başka birini düşünemiyorum. O sahnede hakikaten çok komik”.

Terk edilmesinin ardından Elizabeth gözünü zengin ve yakışıklı yedek öğretmene diker. Scott Delacorte (Justin Timberlake) adındaki bu öğretmen bir saat krallığının varisidir. Ama Scott, Elizabeth’in meslektaşı olan ve kendini mükemmel öğretmen olarak tanımlayan Amy Squirrel’a (Lucy Punch) aşık olmaya başlayınca, Elizabeth’in kıskançlığı ve kinci yapısı devreye girer.

Diaz’le başrolü paylaşan Justin Timberlake, “Scott kağıt üzerinde çok ama çok hoş biri. Sıradan, zengin, asil ve mülayim biri gibi görünüyor” diyor ve ekliyor: “Bunu oynamak aslında eğlenceliydi çünkü Lucy ile and Cameron’ın canlandırdığı karakterler gitgide bayağılaştıkça, Scott da gitgide tuhaflaşıyor” diyor.

Timberlake sette yazarların olduğu ve yönetmenin işbirliğini desteklediği bir ortam sunan “Bad Teacher/Kötü Öğretmen”in muhteşem bir deneyim olduğunu belirtiyor: “Rol senaryoda yazılı olduğu şekliyle bile gerçekten komikti. Daha sonra ise, bir sahnenin ortasındayken, Jake’in müthiş içgüdüleri devreye giriyor ve her kayıtta role bir katman daha ekleniyordu. Yazarlar üzerine bir şeyler katabileceğiniz replik seçenekleri üretiyorlardı. Tüm bunlar karakteri gitgide daha belirgin ve bence daha da komik hâle getirdi”.

“Komedinin esprilere değil karaktere dayalı olması tercihim” diyen aktör, şöyle devam ediyor: “Drama filmlerinde duygusal bir an varsa, bunun nedeni izleyicilerin karakteri serüveni boyunca izlemiş olmalarındandır ve o anın onlar için bir anlamı vardır. Komedi de aynı şey geçerli: Eğer karakterleri izlemişseniz her şey daha da komik olur”.

Bu kadar komik oyuncularla çevrili olmanın büyük bir talih olduğunu ifade eden Timberlake, “Gerçekten, ben onların bir hayranıyım sadece. Bu muhteşem komedi ustalarıyla aynı kum havuzunda oynamak harikaydı” diyor.

Beden eğitimi öğretmeni Russell Gettis’i canlandıran Jason Segel de bu iltifata şöyle karşılık veriyor: “Sadece tek bir şeyde süper yetenekli olmanız gerekir. Ama Justin süper yetenekli bir şarkıcı, müzisyen ve dansçı; ayrıca gerçekten de komik. Bu adam herkes için moral bozucu. Neyse ki boyu benimkinden kısa; en azından bir konuda avantajlıyım”.

Timberlake elbette şarkıcı ve şarkı yazarı olarak büyük başarılara imza attı ama “Bad Teacher/Kötü Öğretmen”de kendi müzisyen kimliğini ti’ye alıyor. Aktör bunu şöyle açıklıyor: “Scott’tan öğretmenlerin müzik grubu Period 5’a katılması isteniyor. Scott herkesin favorisi; öğretmenlerin öğrencilerinin onun gibi olmasını dilediği biri; dolayısıyla, ondan gruba katılmasını istemeleri doğal. Lee ve Gene bana geldiler çünkü Scott’ın Amy için bir şarkı yazmasının çok komik olacağını düşünmüşler. Bu şarkıyı ne kadar basit ve kötü yapabileceğimizi görmek istedik”.

Amy Squirrel için filizlenmekte olan aşkından ilham alan Scott, “Simpatico” isimli hakikaten berbat bir aşk şarkısı yazar. “Justin’in karavanında oturduk ve o gitar çalarken sözleri yazmaya başladık. İnanılmaz bir deneyimdi” diyor Eisenberg ve ekliyor: “Elbette, ‘Simpatico’ dünyanın en kötü şarkısı. Justin şarkıyı tuhaf bir tondan söylüyor ve gitarda akortları basarken ellerine bakıyor. Filmde, Justin gerçekten de gitar çalmayı yeni öğrenmiş biri gibi duruyor”.

Kasdan ise, “Justin Timberlake’i kötü şarkı söylemeye çalışırken izlemek beni çok güldürdü” diyor.

YAPIM HAKKINDA

Yönetmen Jake Kasdan bu sıradışı senaryonun sette işbirlikçi bir ortama zemin hazırladığını belirtiyor: “Bir kadını merkez alan R kategorisinde sıradışı bir komedi bulmak sık rastlanmayan bir şey. R kategorisindeki filmler size her an bütünüyle çılgın olma konusunda muazzam bir özgürlük sunuyor. Ve bizler buna sıkı sıkı sarılmış bir grupla birlikteydik”.

Eisenberg de gülerek, “Gene de ben de komedi tarzı olarak yetişkinlerin çocuklara kötü davranması fikrini seviyoruz” diyor.

“Çekimlere başlamadan önce bütün çocukların ve ebeveynlerinin projenin içeriğini bildiğinden emin olduk” diyen Cameron Diaz, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Onlara, ‘Filmde küfür de olacak, uygunsuz konuşmalar ve davranışlar da olacak. Bu sizin için sorunsa saygı duyarız ama o zaman burası sizin için doğru yer değil’ dedim ve böylece başladık…”

Daha ilk baştan itibaren, yapımcılar mümkün olduğunca çok sahneyi gerçek bir okulda çekmeye karar verdiler. Durum böyle olsa da, dersleri, önemli olan konu, öğrencileri ve okulun normal düzenini etkilememekti. Bu, yerel okul yönetimlerinin bahar tatillerini uygun şekilde planlamasıyla mümkün oldu: Los Angeles Birleşik Okullar Yönetimi belli haftaları tatil ilan etti, Pasadena başka haftaları ve Burbank de daha sonraki haftaları. Bu şekilde, çeşitli tatiller ve hafta sonlarında çekimler sürerken, yapımcıların diğer okullarda değişiklik yaparak hepsi aynı okulmuş gibi göstermesi mümkün oldu; tabi bunun için biraz da yapım tasarımı ve set dekoru sihri kullanıldı.

“Film Chicago bölgesinde geçiyor. Dolayısıyla, çekimleri Los Angeles’ta yapıyor olmamıza rağmen bu şehre özgü bir görüntü istemedik” diyor yapım tasarımcısı Jefferson Sage. Yapımcılar Los Angeles’ın Hancock Park semtinde dış görünümü istedikleri gibi olan bir okul buldular. Tasarımcı, “Güzel bir kampüstü; binada özgün ve eski bir hava vardı ki bu hoşumuza gitti” diye ekliyor.

Elizabeth öğretmenliğe pek meraklı değil ve duvarları çıplak sınıfı da bunu yansıtıyor. Ne var ki, Elizabeth’in sınıfındaki bu hiçlik ifadesi bile bir tasarımcının dokunuşunu gerektiriyordu. Sage bu konuda şunları söylüyor: “Cameron’ın sınıfı konusunda uzun uzun tartıştık. Oraya öylece bomboş bir sınıf koyamazdık. Doğru odayı bulabilmek için epeyce yer taradık. Bulduktan sonra da buranın renkleriyle fazlasıyla oynadık. Öte yandan, Lucy’nin karakteri her şeye meraklı. Bu yüzden, onun odasını gerçekten de cıvıl cıvıl bir hâle getirmek istedik. Renk renk projeler olmalıydı çünkü öğrencilerinin ona getirdiği her şeye bayılıyordu”.

ELIZABETH HALSEY’DEN EN İYİ ON ÖĞRETMENLİK TÜYOSU
1.    Fazla yüksek topuk, fazla dar bluz, fazla açık dekolte yoktur. Kaldı ki bunlar çocukların zaten internette görmediği şeyler değil.
2.    Filmler çağımızın kitaplarıdır. “Stand By Me” ve “Dangerous Minds”ın gerçekten ne kadar faydalı  olduğunu bilemezsiniz.
3.    Bol sıvı alın: Masanızın çekmecesinde en sevdiğiniz alkollü içkiden bir şişe bulundurun.
4.    Alkolün fayda etmediği durumlar için, çantanızda bir acil durum hapı bulundurun. İlaç niyetine içersiniz. Spor salonunda içtiğiniz sürece sorun olmaz.
5.    Öğrencilerinize karşı her zaman dürüst olun. Berbatlarsa bunu bilmeliler.
6.    Dinlenmeyi ihmal etmeyin. Bir gece önce çok geç yatmışsanız, derste uyuyun.
7.    Öğrencilerinize bir şeyler atmanız onları gerçek hayata hazırlar.
8.    Okulun en yüksek para toplayan kişisiyseniz, kaymağından biraz yemenizi beklerler.
9.    İmkan varsa köşeleri yuvarlayın. Mesela en iyi on listelerinde olduğu gibi… dokuz madde yeter. Kimse fark etmez.

AMY SQUIRREL’DAN EN İYİ ON ÖĞRETMENLİK TÜYOSU
1.    Alexander Pope şöyle yazmış: “Biraz öğrenmek tehlikeli bir şeydir: Ya kana kana için ya da Bilgi Pınarı’ndan tatmayın”. Herhalde yani!
2.    Whitney Houston bir şarkısında, “Çocuklar geleceğimizdir” demişti ve ben buna gerçekten ama gerçekten inanıyorum. Gerçekten.
3.    Öğrencileriniz size getirdikleri herhangi bir şeye belli ki yüreklerini ve ruhlarını koymuşlardır ve bunlar tüm ilginizi hak eder. Ve muhtemelen duvarınızda bir yeri de.
4.    Yöntem öğretmenlik. Karaktere bürünün ve öğrencilerin dikkatini çekmek için, sesleri, kostümleri ve mimikleri birleştirerek öğrencileri sürece dahil edin. Bana güvenin, öğrencileriniz bunun banal olduğunu düşünmeyecektir.
5.    Siz bir rol modelsiniz ve öğrencileriniz davranış kalıplarını sizden alırlar. Dolayısıyla, bir okul etkinliğini yönetmek için her fırsatı değerlendirin.
6.    Gözünüzü öğle yemeği tepsinizden ayırmamak ibadet sayılır.
7.    Ders planından sapmak bir öğrencinin geleceğini etkileyebilir. Müfredatınıza kutsal kitapmış gibi davranın.
8.    Bir kereliğine öğrencilerinize bir elma vermeyi deneyin… Ne de olsa, biz de onlardan onların bizden öğrendiği kadar çok şey öğreniyoruz.
9.    Mesleğine kendini sizin kadar adamamış öğretmenler olduğunu göreceksiniz. Gizli bir tatmine ihtiyacınız varsa, kendinize onlardan daha iyi biri olduğunuzu hatırlatın.
10.    2008 yılında olmuş o şeyden asla bahsetmeyin.
11.    Her zaman sizden istenenden biraz fazlasını verin.

:, , , , ,
Bu yazı için yorum yapılmamış...

Bir şey mi aradınız?

Sitede arama yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Hala aradığınızı bulamadınız mı? Yorum yazın ya da bizimle iletişime geçin!

Kardeş sitelerimiz...