Bu Dünyanın Dışında – The Space Between Us

BU DÜNYANIN DIŞINDA
(THE SPACE BETWEEN US)

Gösterim Tarihi: 17 Mart 2017
Dağıtım: PinemArt Film

YAPIM BİLGİLERİ:

Bir bebeğin kalbi, doğmadan önce 54 milyon kez atar. Bir yetişkinin kalbi, Dünya’dan Mars’a giderken 24,5 milyon kez atar. STX Entertainment’ın The Space Between Us filminde, iki farklı dünyadan gelen iki gencin modern talihsiz aşk hikâyesiyle, insan kalbinin sınırlarının olmadığını öğreniyoruz.
Mars’ta doğan ilk insan olan Gardner Elliot, astronot annesi doğum sırasında ölünce gizlice deneysel bir kolonide yetiştirilir. 16 yıl sonra, Gardner, Colorado’lu bir kızla internetten aşk yaşamaya başlar ve onunla tanışmak için güneş sisteminde bir yolculuk yapmayı planlar. Artık kaçak olan ve Dünya’daki yer çekimi varlığını tehdit eden Gardner, sevdiğini bulup onun kalbini kazanmak için zamana ve doğaya karşı yarışmalıdır. Bir araya geldiklerinde iki genç, Gardner’ın annesi ve Gardner’ın dünyaya gelmesiyle ilgili gizemli şartları ortaya çıkarmak umuduyla, Mars’a yapılan ilk yolculuğun finansmanını sağlayan muammalı milyarderden kaçar.
Filmin oyuncu kadrosu şöyle: Gary Oldman (The Dark Knight, Harry Potter), Asa Butterfield (Miss Peregrine’s Home For Peculiar Children, Ender’s Game, Hugo), Carla Gugino (San Andreas, Night at the Museum), Britt Robertson (Tomorrowland, The Longest Ride), BD Wong (Jurassic World, Law & Order: Special Victims Unit) ve Janet Montgomery (Black Swan, Salem).
Macera komedinin yönetmeni Peter Chelsom (Serendipity, Hector and the Search for Happiness, Shall We Dance) ve yapımcısı da Richard Barton Lewis. (Robin Hood: Prince of Thieves, August Rush). Film, Stewart Shcill’in, düzeltmelerini Richard Barton Lewis ve Allan Loeb’in yaptığı bir tretmandan uyarlandı, senaryosu Allan Loeb tarafından yazıldı.
SİNOPSİS
Bu gezegenler arası macerada, Mars’a koloni kurmak üzere geldikten kısa bir süre sonra, Kızıl Gezegen’de doğan ilk insanı dünyaya getirirken – ve babasının kim olduğunu asla dile getirmeden – bir astronot ölür. Böylelikle 16 yaşında, çok meraklı ve son derce akıllı olan ve alışılmadık yetiştirilme tarzı içinde sadece 14 kişiyi tanıyan Gardner Elliot’ın sıra dışı hayatı başlamış olur. Babasıyla ve hiç bilmediği kendi gezegeniyle ilgili ipuçları araştırırken, Gardner, Tulsa adında evlatlık bir kızla benzersiz ve gizli bir gezegenler arası arkadaşlık kurar.
Nihayet eline Dünya’ya gitme fırsatı geçince, Gardner, Mars’ta sadece okuyup dinleyebildiği harikaların hepsini tecrübe etmek için çok heveslenir. Ama keşifleri başladıktan sonra bilimciler, Gardner’ın organlarının Dünya’nın yer çekimine karşı koyamadığını keşfeder. Gardner, Tulsa’yla birlikte nasıl hayata geldiğinin gizemini ortaya çıkarmak ve evrende ait olduğu yeri bulmak için zamana karşı birlikte yarışır.
HİKÂYENİN ARDINDA
Platon’dan Shakespeare’e ve Thoreau’ya kadar, insanın bağ kurma ihtiyacı, edebiyatın başlangıcından bu yana filozofları tüketmiş, şaşırtmış, rahatsız etmiştir. Bu, günümüzde Lin Manuel Miranda ve Margaret Atwood gibi benzerleri tarafından da devam etmektedir. Manuel’in Hamilton ödül konuşmasındaki “aşk, aşk, aşk” sözlerinden tutun Atwood’un kıyamet sonrası distopyasındaki rahatsız edici aşk manzaralarına kadar, galip gelen aşktır. Son sözü o söyler. Bu durum, çok basit bir kışkırtıcı durumla başlayan The Space Between Us’ın da temelini oluşturuyor: Gerçek bir insani bağ için ne kadar ileri gideriz?
Bu soru ödüllü televizyon kurgucusu ve yazarı Stewart Schill’in çok ilgisini çekmiş ve bunu 2006 yılında Schill’in, bir astronotun dünyaya geri dönüp topluma ayak uydurmaya çalışmasının hikâyesinin anlatıldığı Splashdown senaryosunu opsiyonlayan Southpaw Entertainment yapımcısı Richard Barton Lewis’e sunmuş. Böylece Lewis ve Schill birlikte Mars’ta doğmak ve genel anlamda insan olmak temalarını harmanladıkları bir tretman yazmaya başlamış.
Lewis şöyle diyor: “Bu, insanların kendini bulabileceği evrensel bir hikâye. Masumiyetin kaybedilmesi, fedakârlık, ayak uydurma isteğiyle ilgili. Dört karakter için de duygusal bir yolculuk. “

Bir cevap yazın